Zor Günlerin Ardından
Ağır bir hastalık geçirmek ya da bir felaketi atlatmak, bizi hayata karşı çok daha cesur kılar. Gerçek trajedilerin sonrasında, hep yapmak isteyip de cesaret edemediğimiz şeyleri denemek için, kendimizde büyük bir güç buluruz.
Ağır bir hastalık geçirmek ya da bir felaketi atlatmak, bizi hayata karşı çok daha cesur kılar. Gerçek trajedilerin sonrasında, hep yapmak isteyip de cesaret edemediğimiz şeyleri denemek için, kendimizde büyük bir güç buluruz.
Çok fazla suçluluk hissediyoruz. Ama sadece suç işlediğimiz, eksik olduğumuz ya da çocukluğumuzda utandırıldığımız için değil. En çok da yapabileceğimiz halde yapmaya cesaret edemediğimiz şeyler yüzünden, potansiyelimizi ortaya koyup, olmakla yükümlü olduğumuz kişi olamadığımızda, suçluluk duygusuna boğuluyoruz.
İnsan bir potansiyel olarak doğar. İnsan ve hayvan arasındaki en temel fark budur. Hayvan doğduğunda neyse, sonrasında da odur. Ama insan, içinde müthiş potansiyel barındıran bir tohumdur. Çiçeklenebilir ya da dağılıp gidebilir. Kendini bulamaz, olması gereken insan olamazsa, bu dünyada neye sahip olursa olsun, içinde hep bir boşluk hisseder. Potansiyelini gerçekleştirmek demek, dünyayı değiştirecek bir…
Bu dünyada hiçbir şey kalıcı değildir. Her şey geçer. Mutsuz, aldatılmış, kandırılmış, çok acı çekiyor olabilirsiniz. Her ne hissediyorsanız kabul edin ve sonuna kadar hissedin. Bilin ki geçecek.. Hayat akış demektir. İyi ya da kötü, hiçbir şey sonsuza kadar süremez. Kendimiz bile kalıcı değilken, kötü duygular yüzünden umutsuzluğa kapılmayın. Çünkü değişim ve geçicilik, bu dünyanın…
İnsanların kendi başlarına yapabilecekleri işleri, onlar adına sürekli üstlenmenin adı, yardım etmek değildir. Bunu yapmakta ısrar etmek, karşı tarafı her geçen gün acizleştirir. En sonunda yapabildiklerini yapamaz hale gelirler ve güçlerini ellerinden aldığınız için size karşı öfkeyle dolarlar. Siz de yaptığınız yardımların değeri bilinmediği için çok kızgın olursunuz.
Gerçekleri kabul etmemizi söylüyorlar. Oysa ömrümüzün yarısı boyunca gerçeğin ne olduğunu göremeyiz bile. Ve başımıza gelenlerin tamamen gerçek olduğunu idrak edene kadar, sağlıklı ve gerçekçi tepkiler veremeyiz. Olmaması gerektiği halde olup biten çok şey var etrafımızda. Yaşadığımız olaylara karşı “Ama bunun böyle olmaması gerekiyor” diyerek verdiğimiz savaşların kazanılması mümkün olmaz. Gerçekleri fark etmek ve, olması…
Birisine “senin yüzünden” dediğiniz anda, aslında ona şunu demiş olursunuz: “Sen çok güçlüsün ve ben çok acizim. Her şey senin yüzünden başıma geldiğine göre, sen tüm bunları benim başıma getirmeye muktedirsin. Bense bunlarla yıkılabilecek kadar güçsüzüm” Karşınızdakini suçladığınız sürece acizleşirsiniz. Yaşadığınız durumdan kurtulmak için sahip olduğunuz gücü giderek diğerine devredersiniz. Eğer biri yüzünden kötü duruma…
Başkalarının başarılarını engellemeye çalışan insanlar, farkına varmadan kendi başarılarını da engellerler. Başkalarının yolunda giden işlerini bozmaya çalışanlar, kendi işlerinin de bozulması için zemin hazırlarlar. Başkalarına düşmanlık eden, kendine düşmanlık etmiş olur. Enerjinizi sadece kendi elinizdeki işe odaklayın. Düşmanlık duygusu, kendi işinize odaklanmanıza izin vermeyecek kadar büyük bir enerji tüketicisidir. Başkalarının elde ettiği her şeyi gönülden…
Gülmek, insanoğlunun bildiği en iyi akıl ilacıdır. Gülmek, endişelerimizi dağıtabilir, stres, depresyon, korku ve üzüntülerimizle başa çıkmamıza yardımcı olabilir. Gülmek, içsel bir jogginge benzer. Vücuda oksijen sağlar, gergin kasları gevşetir, ağrılarımızı dindirir, nabız ve tansiyonu düşürür. Aynı zamanda hem gülüp hem deliremez, hem gülüp hem üzülemezsiniz. Gülen bir insan kendini kötü hissetmez, suç işlemez, savaşa…
Kıskançlık ve haset ruhumuzu karartan iki zehirli duygudur. Sahip olduğumuzu kaybetmekten korktuğumuz zaman kıskanırız. Sahip olmak istediğimiz şeylere başkaları sahipse onları da kıskanırız. Kıskançlık “onda var olan bende niye yok” cümlesiyle varlık bulur. Haset duygusu hisseden kişi, kıskanç kişiye göre çok daha büyük bir acı içindedir. Çünkü haset “bende yoksa onda da olmasın” demektir. Başkasının…
İnsanların bize ne kadar inanacağını belirleyen şey, bizim kendimize olan inancımızdır. İnandırmak istiyorsanız, önce siz inanmalısınız. İnsanlar size inanmıyor ve destek olmuyorlarsa, önce kendi inancınızı sorgulayın. Kendinize gerçekten inandığınız zaman, büyük bir güç açığa çıkar. Bu güç, diğerlerinin ikna olmasını sağlayan bir güçtür. İşte o zaman insanlar ölümüne sizin yanınızda olur. İnsanlar, içinde şüphe ve…
Eğer eşiniz, sevgiliniz, anneniz kardeşiniz ya da çocuğunuz, hep aynı hataları yapıyorsa, gerçekleri göstermeye çalıştığınız halde bir türlü anlamıyorsa, tüm çabalarınıza rağmen sesiniz ona ulaşmıyorsa, aşağıdaki konuşmaya bir göz atın. Adam eve gelir. Kadın kapıyı açar. Kadın: “Neyin var hayatım canın sıkkın gibi” Adam: “Yok bir şey hayatım yorgunum” Kadın: “Bu halin yorgunluğa pek benzemiyor……
İnsanın en büyük korkusu sevilmeme korkusudur. Bunun için, kurduğu ilişkilerde kendini sevdirmek ister. Başkalarının bizim hakkımızda iyi şeyler düşünmesini sağlamak için harcadığımız çaba zamanla dengemizi bozar. Çünkü başkalarının duygularını etkileme gücümüz yoktur. İnsanların bizim hakkımızdaki duyguları her an değişebilir ve bunu kontrol edemeyiz. Hatta kendimizi sevdirmek için ne kadar çok çabalarsak insanlar bizden o kadar…
*İyi hissetmek, iyi hissetmeye alışkın olmayanlar için korkutucu olabilir. *Tüm duygular saf enerjidir, ruhumuzdan geçip gitmelerine izin verirsek daha dengeli oluruz. *Duygularınızla başa çıkmak için profesyonel yardıma ihtiyaç duyduğunuz zamanlar olabilir. *Duygularınız düşüncelerinizi takip eder. *Duygularınızın farkında olmak başka, duygularınızın davranışlarınızı yönetmesine izin vermek başka bir şeydir. *Duygularınızdan korktuğunuz zaman hissetmekten kaçarsınız. *Uzun süre bastırılmış…
Dünyadaki her tür değişim insanları etkiler. Mevsim değişikliği de bunlardan biridir. Kendimizi mutsuz, yorgun, halsiz, isteksiz, hissedebiliriz. Mevsim geçişlerinde vücudumuz biyolojik saatini yeni duruma göre ayarlar. Bedenimizin bu ayarlamayı en mükemmel şekilde yapabilmesi için, beslenmemize, uykumuza, hareketlerimize, düşüncelerimize, beraber olduğumuz insanlara, bulunduğumuz mekanlara dikkat ederek ona yardımcı olmalıyız. Böylece sonbaharda artmaya eğilim gösteren sıkıntılardan daha…
Aslında kimse bizi terk etmez. Sadece biz kendimizi terk etmişizdir. Diğeri sadece, zaten terkedilmiş olan bir ruhun yanında, daha fazla kalmak istemiyordur. Diğerinden en çok ihtiyaç duyduğunuz şey, sizde eksik olandır. Duymaya en çok ihtiyaç duyduğunuz sözler, diğerlerine en çok söylemeniz gerekenlerdir. Çünkü, sizinle aynı ihtiyacı duyan insanlara çekilirsiniz. Ne bekliyorsanız aynı şeyi sizden bekleyen…
Kıskançlık karşımızdaki insana yönelik bir duygu değildir. Karşımızdakinin sevgisinden emin olamadığımızda, onun sevgisini başka insanlara, başka uğraşlara yöneltip bizi eksik bıraktığını düşündüğümüzde kıskanırız. Onu niye seviyor değildir sorun, beni niye sevmiyordur. Kendimizi sevmek için başkalarının bizi sevmesine ihtiyacımız varsa kıskançlık kaçınılmazdır. Kıskançlık yeteri kadar sevilmediğimizi hissettiğimiz için diğerini suçlamaktır.
İşte hayatımızdaki en büyük kararsızlıklardan biri: “İlişkim sürdürmeye yetecek kadar iyi mi yoksa bitirmeye değecek kadar kötü mü?” Karar verebiliriz, seçim yapabiliriz. Bir ilişkiyi sürdürme ya da ilişkiden gitme kararı almak da özgürüz. Kalmaya karar vermek demek, çözülemeyen ve belki de hiçbir zaman çözülemeyecek olan sorunların yarattığı acıya katlanmak demektir. Ve bu gerçekten acıdır. Sorunları…
Bazen evlilikler tıkanma noktasına gelebilir. Maddi sebepler, geçimsizlik, kıskançlık, ihanet, öfke… her şey üst üste gelir. Bir umut yokmuş ve her şey bitmiş gibi görünür. Oysa, bir zamanlar birbirlerini sevmiş insanlar için, her zaman umut vardır. Sevgi her türlü tıkanmanın yolunu açar. Ama çiftler talep etmekten ve “ben” demekten kendilerini alamazlar, hep konuşurlar ama hiç…
“İlişkide sorunlar varsa ve kavga ediyorsak birbirimize uygun değiliz demektir. Hayat bu kadar zor olmamalı, yeni birini aramam gerek” diye düşünmek aşk hakkındaki en temel yanılgılardan biridir. Hayat pek çok sorundan oluşurken, ilişkilerimizin sorunsuz olacağını hayal etmek ne büyük bir çelişki…
Renkler yaydıkları titreşim yoluyla hormonlarımız üzerinde etki yaparak ruh hallerimizi etkilerler. Giysi seçiminde kullandığımız renkler de bu anlamda önemlidir çünkü diğer insanlar üzerinde bırakmak istediğimiz etkiyi kuvvetlendirirler. Buna göre eğer çevrenizdekilere; Huzur vermek istiyorsanız yeşil, Sakinleştirmek, sinirlerini yatıştırmak istiyorsanız mavi, Neşe ve enerji saçmak istiyorsanız turuncu, Dikkat çekmek ve mutluluk vermek istiyorsanız sarı, Heyecanlandırmak ve…
Sahip olduğumuz tek gerçek güç, kendimizi değiştirebilme gücüdür. Değişmek istemeyen birini değiştirmeye çalışmaksa, imkansızı istemektir. İnsanlar en sonunda kendi yapmak istedikleri şeyi yaparlar ve onları kontrol edip değiştirmeye çalıştığınızda, değiştiremeyeceğinizi kanıtlamak istercesine, değişmek için değil de değişmemek için iki kat fazla çaba harcarlar. İnsanları zorlarsanız, değişmemekte direnerek sizi cezalandırırlar. Örneğin sevdiğiniz biri çok fazla yemek…
Büyümek; “Bu benim hayatım” diyebilmek demek. Hayatınla ilgili tüm kararları verebilmek, Bir iş yaparken kimseden izin almak zorunda olmamak, kimseye hesap vermemek, özgür olmak demek. Ve yine büyümek; İşler yolunda gitmediğinde kimseye suçu atamamak,“ama sana sormuştum, sen izin vermiştin” diyebilecek kimseyi bulamamak demek. Aldığın kararların, yaptığın işlerin sonuçlarına tek başına katlanmak, “ben sana demiştim” cümlesini…
Kontrol etme gücümüzün olmadığı şeyleri kontrol etmeye çalıştığımızda, Kırıldığımızda ve incindiğimizde, Haklarımız ihlal edildiğinde, Verdiğimiz kadar alamadığımızda, Karşılanmamış ihtiyaçlarımız çok fazla olduğunda, Ya da bizim adımıza, ihtiyaç duyduğumuzdan çok fazla çok şey yaparak bizi acizleştirdiklerinde, öfkeleniriz. Öfke bir işarettir. Hissettiğiniz şey doğru ya da yanlış haklı ya da haksız değildir. Öfke, sizi öfkelendirenlerin sorunu değildir.…
Neye ihtiyacınız olduğunu başkalarından önce siz fark edin. İnsanların sizin zaaflarınız üzerinde yükselmesine izin vermeyin. İhtiyaçlarınız için lazım olan emek miktarının farkında olun ki; size verilenlerin, yapılıp edilenlerin ederini gerçekçi bir şekilde değerlendirebilin, gereğinden fazla bedel ödemeyin. Bir şeye çok ihtiyacınızın olması ve birinin o ihtiyacınızı tam da o anda karşılaması yapılanın değerini belki biraz…
Günümüz modern aileleri çocuklarına proje muamelesi yapmaktalar. Akademik başarıya giden yolda sınavlara hazırlanan küçücük çocukların haline lütfen bakın. Anneler babalar projelerini hayata geçirmenin kaygısı içindeler. Sanki hayatta mutlu ve başarılı olmanın tek yolu var ve o da iyi okullardan mezun olmak, çok çok başarılı olmak. Bunun yanında mutlaka bir müzik aleti çalmak, sporun bir dalıyla…
Yerdeki küçük bir taşın normal şartlarda hiç bir önemi yoktur ama koşarken takılırsanız ayağınızı kırabilirsiniz. Eşiniz için yapacağınız küçük şeyler, zaman içinde evliliğinizde büyük farklar yaratır. Ufak tefek sürprizlerle birbirinizi şımartın. Eşiniz için, onun kendi başına da yapabileceği bir şeyi yapabilirsiniz. Örneğin kadın, eşinin sabah giyeceği kıyafetleri hazırlayabilir, kendisi ve çocuklar sevmese de sadece eşinin…
Mükemmel yol, bedelsiz seçim yoktur. Seçtiğiniz her yol için bedel ödersiniz. Her yolun kendi içinde iyi kötü tarafları vardır.Ancak biz bir seçim yapıp bir yola girince o yolda hiçbir engel istemeyiz. Seçim yapmamız gereken durumlarda bu nedenle sıkıntı yaşarız. “Yanlış bir eş seçmişim, yanlış meslek seçmişim”. Her yolun zorlu kilometreleri var. Bazı yolda üç- beş…
Kul Sıkışmadan Hızır Yetişmez Kul sıkışmadan Hızır yetişmez derler. Köşeye sıkıştığımızda ve hiçbir çaremiz yokmuş gibi göründüğünde en güzel çareler sanki gizli bir el tarafından yüreğimize kondurulur. Daha önce nasıl olup da bunu düşünemediğimizi, nasıl bu açıdan bakamadığımızı ya da yardım edecek insanları nasıl göremediğimizi hayretle fark ederiz. Aslında hayret edecek bir şey yoktur. Bazı…
Ne Olursa Olsun Evlenin ‘Ne olursa olsun evlenin. İyi bir kadınla evlenirseniz çok mutlu olursunuz. Kötü bir kadınla evlenirseniz o zaman bir filozof olursunuz ki o da iyi bir şeydir’ demiş Sokrates. Evet, evlilik sürekli mutlu yaşamak anlamına gelmese de daha mutlu ve uzun yaşamaktır. Son yıllarda aksi gündeme gelse de insanoğlunun ruhu için son…
Sorun Çözmede Üç Temel Etkisiz Yaklaşım ; Kavga Etmek , Razı Olmak , Çekip Gitmek Diğerleriyle sorun yaşadığınızda ne yapıyorsunuz? Diğer kişi eşiniz, çocuğunuz, anneniz, babanız, kardeşiniz, dostunuz, patronunuz, kuaförünüz, restorandaki garson ya da otobüsteki bir yabancı olabilir. Bir sorunla karşılaştığınız da, ya da sorunlar hep sizi buluyorsa ne yapacağınızı biliyor musunuz? Yoksa o anki…
Sıkıştımmm Hayat bazen ağır gelir, hem de çok ağır. Peki bize ağırlık yapan nedir? Eşimiz mi, işimiz mi, arkadaşımız mı, annemiz mi, oturduğumuz ev mi? Hayat ağırlaşmaya başladığında en yakınlarımızdan başlayan bir sorgulama içine gireriz. Bizi sıkıntıya sokan şeyi bulup, habis bir hücre gibi ondan kurtulmak isteriz. Sıkıntımızı paylaştığımız dostlarımız bize şöyle söyler: “Madem bu…
Kardeş ilişkileri Annemin şöyle bir sözü kalmış kulağımda: “Bir çocuk hiç çocuk, iki çocuk bir çocuk, üç çocuk tam çocuk.” Kardeşlik mevhumuna önem veren bir toplumuz. Bakmayın şimdilerde tek çocuklu çekirdek ailelerin çoğalmasına. Çok değil, bundan 20 yıl önce tek çocuk sahibi olan ailelerde çocuk sahibi olmak bakımından kısırlık gibi bir sağlık sorunu olduğu ya…
Hayattan Ne İstiyoruz ? Hayattan ne istiyoruz? Mutluluk. Mutlu olmak huzurlu olmak istiyoruz. Ama biz mutluluk istedikçe öfke acı keder peşimizi bırakmıyor. Bir gün danışanlarımdan biri göz yaşları içinde şöyle söyledi. “ben neden kendime zenginliği, güzelliği, mutluluğu çekemiyorum. Kitaplar her şeyi bizim çektiğimizi söylüyor. Ama ben güzel şeyleri kendime çekmeyi başaramıyorum demek ki beceriksizim.” İşte…
Spor yapmayı neden sevmiyoruz? Modern şehir hayatı bedensel güç harcayarak, kaslarımıza iyi gelecek şekilde işler yapmamızı oldukça sınırladı. Profesyonel sporcu, belediye işçisi, çiftçi ya da inşaat ustası değilseniz hele de otomobil kullanıyor ve ofiste çalışıyorsanız bir günü 500 adım bile atmadan tamamlamanız mümkün. Yani hareket etmiyoruz. Hareketsizlik şehirli insanın en büyük sıkıntılarından biri. Her yerde…
MESLEK SECİMİNİN ÖNEMİ İnsanın nasıl yaşayacağını yaptığı seçimlerle belirler. Bireyin yaşamının başarılı ve mutlu olması yaptığı seçimlerin isabetli olmasına bağlıdır.Bu seçimlerin beklide en önemlisi meslek seçimidir.Çünkü çalışma faaliyetlerin yaşamın büyük bir kısmını kapsar .Kişinin seçtiği meslek onun nasıl bir iş ortamında çalışacağını ,nasıl bir yaşam süreceğini ,nerede yaşayacağını ,nasıl bir dünya görüşünün olacağını ,hatta…
Ergenlik Dönemi Ruhsal Özellikleri Çocuklukla erişkinlik arasında gençlik çağı vardır . UNESCO gençlik çağı olarak 12-24 yaş dilimlerini kabul etmiştir. Kızlarda 10-12, erkeklerde 11-13 yas. dilimleri arasında yer alan önerinlik döneminde cinsel uyanışla birlikte yeni ruhsal özellikler ve davranışlar kendini gösterir . İlk gençlik çağı oldukça fırtınalı bir dönemdir. Bu donemde genç kendi kendisiyle ve…
Ergenlik Dönemi Ruhsal Özellikleri Çocuklukla erişkinlik arasında gençlik çağı vardır . UNESCO gençlik çağı olarak 12-24 yaş dilimlerini kabul etmiştir. Kızlarda 10-12, erkeklerde 11-13 yas. dilimleri arasında yer alan önerinlik döneminde cinsel uyanışla birlikte yeni ruhsal özellikler ve davranışlar kendini gösterir . İlk gençlik çağı oldukça fırtınalı bir dönemdir. Bu donemde genç kendi kendisiyle ve…
Günümüzde evlenmeyi isteyen de boşanmayı isteyen de kadın. Bir evlilik sürüyorsa kadın sürdürdüğü için sürer, bitiyorsa kadın bitirdiği için. İstisnalar dışında kadın evli kalmak istediği sürece evliliğini devam ettirebilir. Kadınlar her zaman ideal buldukları bir adamla mı evlenirler? Hayır. Kadınları büyük kısmı evlendikten sonra gerçekten nasıl bir erkek istediklerini idrakine varır. Bir kadın ilk evliliğini…