Psikoloji Hakkında.

Özgüven

Özgüven ve özsaygıyı serumla bünyeye alamıyoruz. Bir kitap, bir kurs, bir telkinle de olmuyor. Bunun için bir çip de üretmedi bilim adamları. Hayal kurmaya cesaret ettiğimizde, hayalimizin peşinde koşmak için harekete geçtiğimizde, bu süreçte yaşayabileceğimiz acı, tereddüt ve dış dünyayla mücadele ederken karşımıza çıkacak her türlü üzüntüyü göze aldığımızda kendimizle gurur duyarız. İşte özgüven böyle…

Çocuklarınıza İyi Bakın

Çocuklarınıza iyi bakın. Yedirin, giydirin, üstünü örtün, oyun oynayın, kurslara gönderin demiyorum. Bakın yani onlara. Bakın ve görün. Gözlerinin içine bakın. Anlayın. Ne hissediyor? Kızgın mı, yorgun mu, korkmuş mu, aciz mi? Çocuğunuzu görmekten korkmayın ve bunun için ona çok iyi bakın. Belki oraya baktığınızda kendi içinizdeki aciz çocukla karşılamaktan korkuyorsunuz. İyi bakın evet. Kendi…

Sitem

İnsan sevdiğine mi sitem eder? Sitem sevgiden midir? Bence değildir. İnsan sevdiğine sitem etmez; sitem edip de sevdiğini üzmez. Sevgi ve sitem sözcükleri zaten yan yana bile gelemez. Çünkü sitem beklenti yüklüdür, almak odaklıdır; gerçek sevginin içinde ise beklentiye yer yoktur. Yani insan sevdiğine değil, daha fazla ilgi ve sevgi istediği kişiye sitem eder. Sitem…

Birine Çok Kızdığınızda

Birisine çok kızdığınızda, sürekli onun aleyhinde konuştuğunuzda, çok öfkelenip çok sinir olduğunuzda geriye ne kalır? Olumlu duygular, sevgi, merhamet ve hatta acıma. Oysa ki size zarar vermiş ve kendinizi korumanız gereken birine üzülmek ve acımak istemiyorsunuzdur. Olayın mağduru sizsinizdir. Bunu her yerde dile getirirmişsinizdir. Ama dizginsiz şekilde ifade edilen bu kadar öfke ve nefret duygusundan…

Karar Alma

Çok düşününce karar alamıyor insan hatta yerinden kımıldayamıyor. Çünkü akıl ve mantığın sesi, insana her zaman tehlikeleri kötülükleri fısıldıyor. Çok düşününce olmazları görüyorsun da nasıl olurun cevabını bulamıyorsun. Olmaz çünkü şöyle, olmaz çünkü böyleler yiyor kafanın etini. Aman boşver diyorsun ve bırakıyorsun. Böyle kalalım daha iyi. Sonuçta akıl var mantık var diyorsun ya da sen…

Konuşamıyorum

“Bir ortama girince susuyorum, konu açamıyorum, ne konuşacağımı bilemiyorum” diyenler oluyor. Konu bulamayınca da kendisi hakkında konuşuyor ve daha sonra çok fazla açık verdiği için pişman oluyor. Keşke onu söylemeseydim, bunu niye anlattım… Şimdi birincisi: illa ki konuşmamız gerekmiyor. Susabiliriz. Ama yok ben sessizliğe dayanamıyorum bana fenalık geliyor diyorsanız da o anki durumu konuşun. Aslında…

Son Günlerde

Yılın son günü. Yeni yıl dileklerimiz var hepimizin, yeni yıldan beklentilerimiz var. Ama kafalar aynı kaldıktan, düşünceler değişmedikten sonra takvimde değişen sayıların bize bir şey getirmediğini de biliyoruz. O zaman yeni yılda yeni düşüncelere kapımızı açalım. Zihnimizi ve bedenimizi daha esnek tutalım, olaylara geniş açıdan bakalım. Farklı olana saygı duyalım. Kabullenici olmanın anlamı aynı fikirde…

Alınganlık

Alınganlık çok fena birşey. Ömür törpüsü. Bana mı dedi, beni mi kastetti, bu laf bana mı geldi, ben burdayım diye mi içeri girmedi… kendinizi yemeyin. Üstünüze alınmayın, meseleleri çok da kişisel algılamayın. Bunca soğuğu üzerine alınmayıp, hala hayatta kalan şu ayçiçeği gibi olun mesela. Kendiniz için yeni yıl dileklerinizden biri de alınganlığınızı yenmek olsun. Sevgilerimle💕…

Memnuniyetin Sorumluluğu

Sevdiklerimizin mutluluğu için bir şey yapmak bize iyi gelir. Ama bu bir görev ve sorumluluk haline gelirse, memnun etmeye çalıştıklarımız giderek daha talepkar olursa öfkeleniriz. İnsanları memnun etmek sizin sorumluluğunuz değildir. İnsanlar için her ne yapıyorsanız gerçekten istediğiniz için ve kendi sorumluluklarınızı ihmal etmeden yapın. Küçük bir hatırlatma olsun bugün için. Sevgiler selamlar 🙋

Bağışlamak Lazım

Bağışlamak lazım, affetmek ve kalbi korumak. Ama öyle affettim demekle de olmuyor ki bu işler. Kızdığınız birini affetmeye giden yol önce inkar etmeyi bırakmakla ve başımıza geleni kabullenmekle başlıyor. Sonra bol miktarda öfke çıkıyor açığa. Sonra öfkeden yorgun düşüyorsun; hüzün keder belki de hafif çaplı depresyon beliriyor bünyede. Takıntılar başlıyor, pazarlık yapıyorsun inandığın şeyle. Sonra…

Memnuniyetin Sorumluluğu

Sevdiklerimizin mutluluğu için bir şey yapmak bize iyi gelir. Ama bu bir görev ve sorumluluk haline gelirse, memnun etmeye çalıştıklarımız giderek daha talepkar olursa öfkeleniriz. İnsanları memnun etmek sizin sorumluluğunuz değildir. İnsanlar için her ne yapıyorsanız gerçekten istediğiniz için ve kendi sorumluluklarınızı ihmal etmeden yapın. Küçük bir hatırlatma olsun bugün için. Sevgiler selamlar 🙋

Alınganlık

Alınganlık çok fena birşey. Ömür törpüsü. Bana mı dedi, beni mi kastetti, bu laf bana mı geldi, ben burdayım diye mi içeri girmedi… kendinizi yemeyin. Üstünüze alınmayın, meseleleri çok da kişisel algılamayın. Bunca soğuğu üzerine alınmayıp, hala hayatta kalan şu ayçiçeği gibi olun mesela. Kendiniz için yeni yıl dileklerinizden biri de alınganlığınızı yenmek olsun. Sevgilerimle💕…

İnsanları İncitecek Sorular Sormayın

İnsanları incitecek sorular sormayın. İnsanları zor durumda bırakan, utandıran sorular. Meraklı sorular. Hiç bir amacı olmayan çoğu zaman meraktan ya da laf olsun diye sorulan sorular. Çocuk yok mu? İkinci ne zaman geliyor? Evlenmiyor musun daha? Neden evlenmiyorsunuz? Kilo mu aldın? Kaç paraya aldın? Ve daha böyle bir sürü soru yazabilirim. Soruyu soranın belki kötü…

konuşmak, Susmak ve Pişmanlık

“Bir ortama girince susuyorum, konu açamıyorum, ne konuşacağımı bilemiyorum” diyenler oluyor. Konu bulamayınca da kendisi hakkında konuşuyor ve daha sonra çok fazla açık verdiği için pişman oluyor. Keşke onu söylemeseydim, bunu niye anlattım… Şimdi birincisi: illa ki konuşmamız gerekmiyor. Susabiliriz. Ama yok ben sessizliğe dayanamıyorum bana fenalık geliyor diyorsanız da o anki durumu konuşun. Aslında…

Mantık ve Cesaret

Çok düşününce karar alamıyor insan hatta yerinden kımıldayamıyor. Çünkü akıl ve mantığın sesi, insana her zaman tehlikeleri kötülükleri fısıldıyor. Çok düşününce olmazları görüyorsun da nasıl olurun cevabını bulamıyorsun. Olmaz çünkü şöyle, olmaz çünkü böyleler yiyor kafanın etini. Aman boşver diyorsun ve bırakıyorsun. Böyle kalalım daha iyi. Sonuçta akıl var mantık var diyorsun ya da sen…

Elimizde Ne Kalır

Birisine çok kızdığınızda, sürekli onun aleyhinde konuştuğunuzda, çok öfkelenip çok sinir olduğunuzda geriye ne kalır? Olumlu duygular, sevgi, merhamet ve hatta acıma. Oysa ki size zarar vermiş ve kendinizi korumanız gereken birine üzülmek ve acımak istemiyorsunuzdur. Olayın mağduru sizsinizdir. Bunu her yerde dile getirirmişsinizdir. Ama dizginsiz şekilde ifade edilen bu kadar öfke ve nefret duygusundan…

Ayrılığın Ardından

Biten ilişkinin ardından; olmadı, yürütemedim, başaramadım diye kendinizi suçlamayın. Çünkü her ilişki iki kişiliktir ve ilişkinin iyiye doğru yol alması için her iki tarafın da aynı hızla kürek çekmesi gerekir. Taraflardan biri ilişki için kürek çekmiyorsa ya da ötekine çok güvenip kürekleri bıraktıysa olduğunuz yerde dönersiniz. Acaba siz hangi taraftasınız? Var gücüyle daha iyi bir…

Özgüven ve Özsaygı

Özgüven ve özsaygıyı serumla bünyeye alamıyoruz. Bir kitap, bir kurs, bir telkinle de olmuyor. Bunun için bir çip de üretmedi bilim adamları. Hayal kurmaya cesaret ettiğimizde, hayalimizin peşinde koşmak için harekete geçtiğimizde, bu süreçte yaşayabileceğimiz acı, tereddüt ve dış dünyayla mücadele ederken karşımıza çıkacak her türlü üzüntüyü göze aldığımızda kendimizle gurur duyarız. İşte özgüven böyle…

Kötü Söz Nedir?

Kötü söz sadece küfür müdür? Eğer bir insana ağza alınmayacak küfürler etmiyorsanız, her lafı söyleyebilir misiniz? Mesela, “o ne biçim elbise”, “ne sürdün sen yüzüne”, “hala mı ayrılmadın ondan”, “profil fotoğrafın da güzel çıktığını mı düşündün”… Yani bunun gibi kişinin seçimlerini, kararlarını, lakabını hedef alan bir sürü yıkıcı söz söyleyip, ondan sonra karşınızdaki kişi sinirlenince…

Bağışlamak Lazım

Bağışlamak lazım, affetmek ve kalbi korumak. Ama öyle affettim demekle de olmuyor ki bu işler. Kızdığınız birini affetmeye giden yol önce inkar etmeyi bırakmakla ve başımıza geleni kabullenmekle başlıyor. Sonra bol miktarda öfke çıkıyor açığa. Sonra öfkeden yorgun düşüyorsun; hüzün keder belki de hafif çaplı depresyon beliriyor bünyede. Takıntılar başlıyor, pazarlık yapıyorsun inandığın şeyle. Sonra…

Mecburiyet

Mecburen dediğimiz şeylerin ne kadarı gerçekten mecburiyet hiç düşündünüz mü? Acil ve mecbur diye etiketlediğimiz olayların ne kadarı gerçekten öyle? Hayatta ne bu kadar aciliyet ne de bu kadar mecburiyet var. Stresimizin ve ağırlığımızın en büyük sebebi sürekli acil durumda olmamız. Ortada hayat memat meselesi var mı? Yok. O zaman aciliyet de yok. Mecburum dediğiniz…

Gözünüzde Fazla Büyütmeyin

Hiç kimseyi gözünüzde fazla büyütmeyin. Özellikle sosyal ortamlarda hissettiğiniz korku ve çekingenlik insanlara fazla anlam yüklemekten, onların sizi eleştirmesinden, beğenmemesinden korkmaktan kaynaklanır. Mevkisi makamı ne olursa olsun tüm insanlar temelde eşittir. İki dakika nefessiz, üç gün susuz kalamaz. Rahat olun; insanların değerini abartıp kendi değerinizi küçümsemeyin. Sevgiyle kalın🌼

Bilemezler

Kimse bizim ne yaşadığımızı tam olarak bilemez, acımızı anlayamaz. Ama en azından anlamak için çaba gösteriyor ve umursuyor olduklarını bilmek bize iyi hissettirir. Sorunlarımız, acılarımız önemsenmediğinde ve “buna mı bu kadar takıyorsun” denilerek sıkıntılarımız küçümsendiğinde çevremizde ne kadar insan olsa da kendimizi yalnız hissederiz. Gerçek dostlar kendileri sizin gibi hissetmese bile sizin hislerinize ortak olmaya…

Saplantılı Odaklanırlar

Bazılarımız tamamen kendileri dışında bir şeye, mesela eşine, çocuğuna, bir arkadaşa saplantılı şekilde odaklanır. Onlara ne istiyorsun diye sorduğumda diğerinin ne istediğini anlatmaya koyulur. Ne hissediyorsun diye sorduğumda diğerinin hislerini anlatmaya başlar. Kendinden değil kafasını taktığı kişiden bahsetmek ister sürekli. Enerjileri düşüktür, sinirleri bozuktur ve tükenmişlerdir. Bana kendilerini anlatamazlar çünkü ne istediklerini, ne hissettiklerini bilmiyorlardır.…

ÇAKALIN YANINDA DİNLENMEK

Yazıya Konu Videoyu İzlemek İçin Linke Tıklayınız ;https://www.facebook.com/psikologtulaykok/videos/1073205502761994/ Hayat çok yorduğunda neden bir kuzunun yanında değil de bir çakalın yanında dinlenmek ister çoğu insan? Asla teslim olmaması gerekene, ilk önce teslim olur? Hem de onca seçenek arasından gider de gözünü çıkartır? Bizim için en tehlikeli olanın çekiciliği daha mı büyük olur? . Kedinin pençesinde uykuya…

İNSANIN YAPABİLECEKLERİ

Yazımıza Konu Video için ; https://www.facebook.com/psikologtulaykok/videos/1071524409596770/ İnsanın yapabileceği bir şey konusunda ben yapamam demesi, yeterince denemeden pes etmesi ne kadar acıklıysa, boyunu aşan sulara yüzme bilmeden dalması da bir o kadar acıklı gelir bana. . İlkinde korkaklık, tembellik ve cesaret eksikliği ikincisindeyse hadsizlik duygusudur insanın düşmanı. . Bu videoda, enerjisini olmayacak bir iş için harcayan…

KALICI İYİLİK HALİ

Bize iyi hissettiren her şey kalıcı iyilik haline hizmet etmeyebilir. Kalıcı iyilik hali; her yönden sağlığımıza özen göstermekle, kendi ihtiyaçlarımız ile çevremizin ihtiyaçlarını dengelemekle, bize yapılan iyiliği daha çok ama kötülüğü daha az farketmekle, aldığımızdan daha çok vermekle ve her zaman daha çok sevmekle mümkündür.

Hesaplayarak Yaşamak

Aynı fikirde olmak insanlar arası yakınlık ölçütü müdür? Hayır değildir. Ama diğerlerinin yakınlığını, sevgisini, desteğini kaybetmekten korkuyorsak onlarla hemfikirmiş gibi yaparız. Çatışmadan kaçmak, bir süreliğine de olsa huzurumuzu korumak için kendi düşüncemizi kendimize saklarız. Bunun uzun vadede sürekli yapılmasının sakıncası şudur. Bir süre sonra kendiliğimizi öyle bir bastırmış oluruz ki artık en basit konularda bile…

Geçmişte

Karşınızdaki kişinin geçmişte size yaptıklarını eleştirerek, bugünde ihtiyacınız olanı alamazsınız. Şimdi de neye ihtiyacınız varsa açık açık söyleyin. Örneğin “ne zaman bir işin ucundan tuttun ki” demek yerine “mutfakta yardımına ihtiyacım var masayı hazırlar mısın” demek. Ya da “bir günden bir güne yanımda olmadın” demek yerine, “bugün önemli bir görüşmem var yanımda olursan mutlu olurum”…

Gerçek Yakınlık

Eşimizle daha yakın olmanın yolu; onunla daha fazla ilgilenip, sorunları masaya yatırıp, ilişkiyle daha fazla uğraşmak mıdır? Cevap hayır. Paradoks odur ki ilişkiye odaklanmak yakınlıktan ziyade çiftler arasında mesafe doğurur. Yakınlık bir ilişkide ilk hedef olduğunda mesafeler daha da artar. O zaman özellikle sorunlu dönemlerde, eşimizle aramızda gerilim tırmandığında neye odaklanmalıyız: “Kendimize”. Kendimizle ilgilenmek kendi…

Değişen İnsan

Bir insanı değişmesi için ne kadar zorlarsanız, değişime karşı o kadar direnecektir. “Ama zorlamazsam hiç değişmeyecek” diyebilirsiniz. Oysa insanlar zorladığımız için değil, zorlamamıza rağmen değişirler. Emin olun her insan değişmek, büyümek, gelişmek dürtüsüyle doğmuştur. Her insan mevcut koşullar altında elinden gelenin en iyisini yapmak için çaba gösterir. Zamanı gelince, şartlar uygun olduğunda ve en önemlisi…

Rüya Analizi

İçimizdeki sesleri en yüksek şekilde rüyalarımızda duyabiliriz. Rüyalarımız bilinçaltından bilincimize gönderilmiş mektuplar gibidir. Farkına varılmayan, unutulan bir rüya, okunmadan silinmiş bir mesaj gibidir. Bu nedenle rüyalarımızı hatırlamaya çalışmak, mümkünse eğer bir rüya defteri tutmak kişiliğimizin bütünleşmesi ve sorunlarımızın çözümü konusunda çok yardımcı bir yöntemdir. Eğer çok fazla kabus görüyorsak, kişiliğimizin reddettiğimiz parçalarının açığa çıkma zamanı…

Nefesinizi Tutmayın

Her şeyi içimizde tutmaya çalıştığımızda ve sadece içimizde tutarak durumları kontrol altında tutabileceğimize inandığımızda, fiziksel gerginlik yaşamak kaçınılmaz olur. Kendinizi bırakmaya nefesinizi bırakarak başlayabilirsiniz. Derin bir nefes alın ve ohh diyerek bırakın. Nefesinizi tuttuğunuz zamanları fark edin ve hemen derin nefes alın. Nefesinizi tutmayın. Bedeninizdeki rahatlamayı farkedeceksiniz.

Kararsız ve sıkışmış hissederiz

Bazen kendimizi son derece kararsız ve iki zıt düşünce arasında sıkışmış hissederiz. Bir tarafımız kalk derken öbür tarafımız otur diyordur. “İstiyoruzdur ama yapamıyoruzdur”. Yarım kalan işleri bitirmek, yürümek, bir kursa yazılmak, taşınmak, yabancı dil öğrenmek istesek de içimizde bunu yapacak güç bulamıyoruzdur. Bunun en büyük sebebi ise kaygı duymamızdır. Kaygımız o kadar yüksektir ki bir…

Sosyal Ortamlarda Gergin misiniz

Günaydın Sosyal ortamlarda gergin misiniz? Bulunduğunuz ortamda “Nasıl görünüyorum” “Aptalca bir laf mı söyledim” “İnsanları sıkıyor muyum” “Elimim titrediğini fark ederlerse” “Rezil olacağım” “Bir daha beni çağırmayacaklar” Gibi düşünceler çok sık aklınıza geliyorsa etrafınızda neler olduğuna değil, nasıl bir etki bıraktığınıza odaklanıyorsunuzdur. Sosyal ortamlarda daha rahat olmak için dikkatimizi çevremize vermeli, diğer insanlarla ilgilenmeliyiz. Eğer…

Kim Olduğumuzu Anlamaya Giden Yol

Kim olduğumuzu anlamaya giden yol yakın ilişkilerimizi anlamaktan geçer. Eşimiz, eşimizin ailesi, annemiz, babamız, kardeşlerimiz, dostlarımız…Nasıl ilişki kuruyoruz?Sorun çıktığında neler yapıyoruz?Kaygı çok yükseldiğinde tepkisel olmadan ya da kaçmadan kaygıyı yönetebiliyor muyuz?Sizin için önemli olan insanlardan uzaklaşarak sorunları çözemezsiniz. Hiç kimseye ihtiyacınız yokmuş gibi davranarak da.Sorunun kaynağı olarak gördüğünüz ve aşırı odaklandığınız kişiden odağınızı kaydırın. Büyük…

Yetersiz Kalmaktan Korkan

Yetersiz kalmaktan korkan insan, kendisi olmaya da kendisini bulmaya da cesaret edemez. Bu insanlar çocukken anne babalarının beklentilerini karşılayamamaktan korkmuşlardır. Yetersizliğin utanılacak bir şey olduğunu öğrenmişlerdir. Bu yüzden de kendi canlılıklarını bastırırlar, içlerinden geldiği gibi davranamazlar, kendilerini kasarlar. Bu yolla kendilerini utanmaktan korumaya çalışırlar.