psikolojisi – Psikolog Tülay Kök – Antalya Psikolog

Etiket Arşivi: psikolojisi

İnsanları Kırmamak İçin

İnsanları kırmamak için verdiğiniz her taviz sizi daha kırılgan onu daha cüretkar hale getirir. Neden korkuyoruz insanları kırmaktan. Kırılan insan kadar korkunç bir şey yok da ondan. Ne olur ki, kırılırsa kırılsın diyemiyorsun. Demesi kolay da dayanması zor çünkü. Mesele insanların kırılmasından çok kırıldıkları zaman bize kesmelerinden korktuğumuz ceza. Bu ceza keşke para cezası olsa. En azından öder kurtulursun. En …

Devamını Oku »

Neden Soruyorsunuz?

Doktor hastaya sorar: “Neren ağrıyor, nasıl düştün, gece uykuların nasıl vb.” Polis suçluya sorar: “O gece neredeydin, araba nerde, eve saat kaçta girdin” Mağazaya girersiniz satıcı sorar: Nasıl bir şey bakmıştınız, kaç numara giyiyorsunuz” Bu insanlar soru soruyorlar çünkü işleri bunu gerektiriyor. O cevaplara ihtiyaçları var. Öğrendikleri sayesinde işlerini yapıyorlar. Eğer yakın ilişkilerinizde aldığınız cevaplar işinize yarayacaksa siz de soru …

Devamını Oku »

Samimi Bir Nasılsın Sorusu

Bazen tek ihtiyacımız olan samimi bir “nasılsın” sorusudur. Ama bakıyorum da kim kime nasılsın diye soruyor? “Naber” ve “Napıyon” ifadeleri nasılsın sorusunun yerini o kadar almış ki! Daha resmi ilişkilerde “nasılsınız” diye soruluyor. Cevap belli “teşekkür ederim siz nasılsınız”. Birbirine daha yakın insanlar, daha çok “naber” “napıyon” diye soruyor. Yani sanki ne yaptığımla ilgileniyorlar da, nasıl olduğumu duymaya katlanamıyorlar gibi …

Devamını Oku »

Dayanıksız

Dayanıksızlık şeması olan kişiler hem tehlikeleri olduğundan daha büyük görürler, hem de kendi güçlerini küçümserler. Her an bir şey olacak gibi kaygı duyarlar. Parasız kalmak, sağlığını kaybetmek ya da sevdiklerini birini kaybetmek gibi takıntıları vardır. Tetikte olmaları hem onları hem de çevrelerindeki insanları yorar. Dirençli olmak önemli. Hem başarıya hem mutluluğa giden yol dirençli olmaktan geçiyor. İnsanın hayata karşı direncini …

Devamını Oku »

Hakli Olsan da

Haklı olsan da haddini aşmayacaksın. Öfkeni dile getirirken aşırıya kaçmayacaksın. Hakkı yenen sen bile olsan hakkını yiyenlere hakaret etmeyeceksin. Mağdursan mağdur gibi davranacaksın. Gördüm ki, canı yandığı için bile olsa bağıranın mağdur olduğuna kimse inanmıyormuş. Mesela adam eşyanı çalıyor fark ediyorsun, hırsız diyorsun. “Sen bana hırsız dedin” diyor. Sana iftira atıp işinden kovulmana sebep olana “şerefsiz, pislik” diyorsun. “Sen bana …

Devamını Oku »

Susuyorsun ya

Lafın yeri geliyor da hiç bir şey diyemeden öylece susuyorsun ya, uyu uyuyabilirsen ondan sonra. Tabi ki ağzımız dilimiz, söyleyecek sözümüz var. Sorun da bu ya zaten. Çok fazla duygu var kalbimizde sözcüklere sarılmış ve hepsi aynı anda ağzımızdan çıkmak için hücum edip boğazımızda düğüm oluyorlar. Ondan sonra hiçbiri çıkamıyor dışarıya. Boğazımızdaki yumruyla kalıyoruz öyle. Her şeye rağmen yine de …

Devamını Oku »

Kötü Söz

Kötü söz sadece küfür müdür? Eğer bir insana ağza alınmayacak küfürler etmiyorsanız, her lafı söyleyebilir misiniz? Mesela, “o ne biçim elbise”, “ne sürdün sen yüzüne”, “hala mı ayrılmadın ondan”, “profil fotoğrafın da güzel çıktığını mı düşündün”… Yani bunun gibi kişinin seçimlerini, kararlarını, lakabını hedef alan bir sürü yıkıcı söz söyleyip, ondan sonra karşınızdaki kişi sinirlenince de kırılıp “sana da hiç …

Devamını Oku »

Özgüven

Özgüven ve özsaygıyı serumla bünyeye alamıyoruz. Bir kitap, bir kurs, bir telkinle de olmuyor. Bunun için bir çip de üretmedi bilim adamları. Hayal kurmaya cesaret ettiğimizde, hayalimizin peşinde koşmak için harekete geçtiğimizde, bu süreçte yaşayabileceğimiz acı, tereddüt ve dış dünyayla mücadele ederken karşımıza çıkacak her türlü üzüntüyü göze aldığımızda kendimizle gurur duyarız. İşte özgüven böyle kazanılır. O zaman kötünün iyisi …

Devamını Oku »

Karar Alma

Çok düşününce karar alamıyor insan hatta yerinden kımıldayamıyor. Çünkü akıl ve mantığın sesi, insana her zaman tehlikeleri kötülükleri fısıldıyor. Çok düşününce olmazları görüyorsun da nasıl olurun cevabını bulamıyorsun. Olmaz çünkü şöyle, olmaz çünkü böyleler yiyor kafanın etini. Aman boşver diyorsun ve bırakıyorsun. Böyle kalalım daha iyi. Sonuçta akıl var mantık var diyorsun ya da sen demesen birileri diyor. Aklını mı …

Devamını Oku »

Konuşamıyorum

“Bir ortama girince susuyorum, konu açamıyorum, ne konuşacağımı bilemiyorum” diyenler oluyor. Konu bulamayınca da kendisi hakkında konuşuyor ve daha sonra çok fazla açık verdiği için pişman oluyor. Keşke onu söylemeseydim, bunu niye anlattım… Şimdi birincisi: illa ki konuşmamız gerekmiyor. Susabiliriz. Ama yok ben sessizliğe dayanamıyorum bana fenalık geliyor diyorsanız da o anki durumu konuşun. Aslında buna havadan sudan konuşmak diyoruz. …

Devamını Oku »

Yeterdi

Çocukları, çiçekleri, hayvanları bir de ağaçları sevsek yeterdi aslında.

Devamını Oku »

Bağışlamak Lazım

Bağışlamak lazım, affetmek ve kalbi korumak. Ama öyle affettim demekle de olmuyor ki bu işler. Kızdığınız birini affetmeye giden yol önce inkar etmeyi bırakmakla ve başımıza geleni kabullenmekle başlıyor. Sonra bol miktarda öfke çıkıyor açığa. Sonra öfkeden yorgun düşüyorsun; hüzün keder belki de hafif çaplı depresyon beliriyor bünyede. Takıntılar başlıyor, pazarlık yapıyorsun inandığın şeyle. Sonra bakıyorsun gücünü toplamışsın ve o …

Devamını Oku »

Memnuniyetin Sorumluluğu

Sevdiklerimizin mutluluğu için bir şey yapmak bize iyi gelir. Ama bu bir görev ve sorumluluk haline gelirse, memnun etmeye çalıştıklarımız giderek daha talepkar olursa öfkeleniriz. İnsanları memnun etmek sizin sorumluluğunuz değildir. İnsanlar için her ne yapıyorsanız gerçekten istediğiniz için ve kendi sorumluluklarınızı ihmal etmeden yapın. Küçük bir hatırlatma olsun bugün için. Sevgiler selamlar 🙋

Devamını Oku »

Elimizde Ne Kalır

Birisine çok kızdığınızda, sürekli onun aleyhinde konuştuğunuzda, çok öfkelenip çok sinir olduğunuzda geriye ne kalır? Olumlu duygular, sevgi, merhamet ve hatta acıma. Oysa ki size zarar vermiş ve kendinizi korumanız gereken birine üzülmek ve acımak istemiyorsunuzdur. Olayın mağduru sizsinizdir. Bunu her yerde dile getirirmişsinizdir. Ama dizginsiz şekilde ifade edilen bu kadar öfke ve nefret duygusundan sonra bilinçaltındaki iyi duygular o …

Devamını Oku »

İnsan Sevdiğine Sitem Eder

İnsan sevdiğine mi sitem eder? Sitem sevgiden midir? Bence değildir. İnsan sevdiğine sitem etmez; sitem edip de sevdiğini üzmez. Sevgi ve sitem sözcükleri zaten yan yana bile gelemez. Çünkü sitem beklenti yüklüdür, almak odaklıdır; gerçek sevginin içinde ise beklentiye yer yoktur. Yani insan sevdiğine değil, daha fazla ilgi ve sevgi istediği kişiye sitem eder. Sitem eden kişi hayal kırıklığına uğramıştır. …

Devamını Oku »

Özgüven ve Özsaygı

Özgüven ve özsaygıyı serumla bünyeye alamıyoruz. Bir kitap, bir kurs, bir telkinle de olmuyor. Bunun için bir çip de üretmedi bilim adamları. Hayal kurmaya cesaret ettiğimizde, hayalimizin peşinde koşmak için harekete geçtiğimizde, bu süreçte yaşayabileceğimiz acı, tereddüt ve dış dünyayla mücadele ederken karşımıza çıkacak her türlü üzüntüyü göze aldığımızda kendimizle gurur duyarız. İşte özgüven böyle kazanılır. O zaman kötünün iyisi …

Devamını Oku »

Kendini Hakli Çıkartmak

Hata yapmak insanın değerinden bir şey eksiltmez, onun yetersiz olduğunu göstermez. Hata yapmak bir kişilik kusuru değildir. Ancak hata yapınca gerçekten üzülmek ve özür dilemek yerine kendini haklı çıkaracak şekilde konuşup karşısındakini büsbütün üzmek kişilik bozukluğunun bir işareti olabilir.

Devamını Oku »

Mecburiyet

Mecburen dediğimiz şeylerin ne kadarı gerçekten mecburiyet hiç düşündünüz mü? Acil ve mecbur diye etiketlediğimiz olayların ne kadarı gerçekten öyle? Hayatta ne bu kadar aciliyet ne de bu kadar mecburiyet var. Stresimizin ve ağırlığımızın en büyük sebebi sürekli acil durumda olmamız. Ortada hayat memat meselesi var mı? Yok. O zaman aciliyet de yok. Mecburum dediğiniz şeylerin yarısını atın. Hayatınızda hiç …

Devamını Oku »

Bilemezler

Kimse bizim ne yaşadığımızı tam olarak bilemez, acımızı anlayamaz. Ama en azından anlamak için çaba gösteriyor ve umursuyor olduklarını bilmek bize iyi hissettirir. Sorunlarımız, acılarımız önemsenmediğinde ve “buna mı bu kadar takıyorsun” denilerek sıkıntılarımız küçümsendiğinde çevremizde ne kadar insan olsa da kendimizi yalnız hissederiz. Gerçek dostlar kendileri sizin gibi hissetmese bile sizin hislerinize ortak olmaya çalışandır.

Devamını Oku »

ÇAKALIN YANINDA DİNLENMEK

Yazıya Konu Videoyu İzlemek İçin Linke Tıklayınız ;https://www.facebook.com/psikologtulaykok/videos/1073205502761994/ Hayat çok yorduğunda neden bir kuzunun yanında değil de bir çakalın yanında dinlenmek ister çoğu insan? Asla teslim olmaması gerekene, ilk önce teslim olur? Hem de onca seçenek arasından gider de gözünü çıkartır? Bizim için en tehlikeli olanın çekiciliği daha mı büyük olur? . Kedinin pençesinde uykuya dalan civcivi görüyor musunuz? Bulunabileceği …

Devamını Oku »

İNSANIN YAPABİLECEKLERİ

Yazımıza Konu Video için ; https://www.facebook.com/psikologtulaykok/videos/1071524409596770/ İnsanın yapabileceği bir şey konusunda ben yapamam demesi, yeterince denemeden pes etmesi ne kadar acıklıysa, boyunu aşan sulara yüzme bilmeden dalması da bir o kadar acıklı gelir bana. . İlkinde korkaklık, tembellik ve cesaret eksikliği ikincisindeyse hadsizlik duygusudur insanın düşmanı. . Bu videoda, enerjisini olmayacak bir iş için harcayan sevimli bir civciv görüyorsunuz. Zaten …

Devamını Oku »

Farklı

Birbirimizden farklı olabiliriz. Farklı düşünüyor, farklı görünüyor, farklı şeylere inanıyor olabiliriz. Gel gör ki sonuçta yakınlığa, dostluğa, sevgiye, huzura aynı şekilde ihtiyacımız var. Birbirimizi tüm farlılıklarımızla kabul ettiğimizde kalbimizde yakınlığa daha çok yer açılacak. Ve mutlu olmak için yakın olmaya herşeyden çok ihtiyacımız var.

Devamını Oku »

Gerçek Yakınlık

Eşimizle daha yakın olmanın yolu; onunla daha fazla ilgilenip, sorunları masaya yatırıp, ilişkiyle daha fazla uğraşmak mıdır? Cevap hayır. Paradoks odur ki ilişkiye odaklanmak yakınlıktan ziyade çiftler arasında mesafe doğurur. Yakınlık bir ilişkide ilk hedef olduğunda mesafeler daha da artar. O zaman özellikle sorunlu dönemlerde, eşimizle aramızda gerilim tırmandığında neye odaklanmalıyız: “Kendimize”. Kendimizle ilgilenmek kendi benliğimiz, değerlerimiz, neye inandığımız, gerçekten …

Devamını Oku »

Okullar Açılırken

Sevgili Anne Babalar; Okulların açıldığı bu günde bazı küçük hatırlatmalar yapmak istedim. Okul önemlidir ama en önemli ya da tek önemli şey değildir. Çocuklar hayatlarının okuldan ibaret olduğunu düşünmezler, sizin böyle düşünmenizden ve sürekli derslerle, sınavlarla, notlarla ilgilenmenizden hoşlanmazlar. Hayatın geri kalanında yaptığı uğraşlar anne babası tarafından yeterince ilgi görmeyen çocuk, kendini yeterince değerli hissedemez, özgüveni zayıflar. Bu yüzden; “Derslerine …

Devamını Oku »

ÇOCUKLARIMIZA SINIR İHLALLERİ KARŞISINDA KENDİLERİNİ KORUMAYI NASIL ÖĞRETEBİLİRİZ?

Küçük yaştaki çocuklarımızla yaşadığımız uyku ve yemek sorunları, ilköğretim çağındaki çocuklarımızla bilgisayarın başında geçirilen zaman, ödev yapma, odasını toplama konularındaki sorunlar, biraz daha büyüklerle yaşadığımız eve giriş çıkış saatleri ya da sakıncalı arkadaşlar, kötü alışkanlıklar. Hepimiz çocuklar…ımızın iyiliğini istiyoruz. Yemeklerini yesinler, zamanında uyusunlar, kötü alışkanlıklar edinmesinler…Onları eğitmeye ve iyi birer birey olarak topluma kazandırmaya çalışırken çok sevdiğimiz çocuklarımızla bazen kavga …

Devamını Oku »

Anlayış ve Öfke

Öfke sebeplerimizden biri de anlayışsızlıkla karşılaşmaktır. Bunu zaten biliyoruz. Farkına varamadığımız ise çok fazla anlayışla karşılandığımızda hissettiklerimizdir. Bize çok fazla anlayış sunulması sınırlarımızın ihlal edildiğini görmemize engel olur ve öfkemizi hissedemeyiz. Bu durumda öfkemiz kendimize döner. Suçluluk duyarız ve içe atılan duygular sıkıntı olarak kendini gösterir.

Devamını Oku »

Bağlılık ve Ayrılık

Hayatımız da dahil, sahip olduğumuz her şeyin bize emanet verildiğini yaşadıkça öğreniyoruz. Sıkı sıkı tutunduğumuz, muhtaç olduğumuzu düşündüğümüz, onsuz yapamam dediğimiz ne varsa bir bir elimizden gidiyor. Hayat; bağlanmak, ayrılmak, yeni bir şeye bağlanmak, ayrılmak ve yeniden bağlanmak… Ta ki hiçbir şeye onsuz yapamayacak kadar çok bağlanmamak gerektiğini anlayana kadar acıyla süren, sonrasındaysa özgürlüğün temiz hava gibi içimize sızdığı döngü.

Devamını Oku »

Kötü Tercih

Enerjimizi bize kötülük yapmış insanlardan nefret ederek tüketmek de bir tercihtir. Kötü bir tercih. Haklı olabiliriz. Ve diğeri gerçekten çok çok kötü olabilir. Yakınmayı sürdürmek ve haklı olduğumuzu onaylatmak hayatımız için yapıcı hiç bir şeye dönüşmez. Yani işe yaramaz. Hayatımız öfke, kin ve haklı olmaya çalışmakla tüketilmeyecek kadar değerli.

Devamını Oku »

Çocuk ve Seçim

Çocuklarınızın sorumsuz olduğundan şikayetçiyseniz onlara sorumluluk alabilecekleri ortamı hazırlayın. Özgürce düşünebilsinler, karar verip uygulamaya koyabilsinler. Karar verebilmenin, seçim yapabilmenin çok önemli bir kazanım olduğunu fark edelim. Bununla beraber eğer çocuğumuz bir seçim yaptıysa yaptığı seçimin sonuçlarına katlanmasına da izin verelim.

Devamını Oku »

Bir İlişkiye Başlarken Ne Aradığınızı Biliyor musunuz?

Bir ilişkiye başlarken ne aradığınızı biliyor musunuz? Yoksa aşk için beklentilerinizi askıya mı alıyorsunuz? O zaman şunu bilmeliyiz ki; Aşk için askıya aldığımız beklentilerimiz çok kısa bir süre sonra onları bıraktığımız yerden inip ilişkimize hücum ederler.Eş ya da sevgili adayımız beklentimize cevap verecek özelliklere sahiptir ya da değildir. Eğer istediğimiz özellikler onda yoksa ve biz sahip olmadığı bir şeyi ondan …

Devamını Oku »

Bugün Kendiniz İçin Bir Karar Alın

Bugün kendiniz için bir karar alın: “Şikayet etmeyi, eleştirmeyi, eksiklere odaklanmayı bırakma kararı”. Hayatınızdaki güzellikleri fark edin. Eksikliklere odaklanmayın. Hayatınızdaki ya da çevrenizdeki insanlardaki olumsuzluklara odaklanıp bunlarla uğraşarak bir yere varamazsınız. Hatta sahip olduklarınızı da kaybedebilirsiniz.

Devamını Oku »

NE VAR BUNDA AĞLANACAK?

Anne babaların çoğu, üzülen ağlayan çocuklarını gördüklerinde dayanamazlar ve hemen çocuğu teselli etmeye çalışırlar. “Ne oluyor bakalım, buna mı ağlıyorsun, ne var bu kadar kendini üzecek, hadi ağlama artık gül bir…az, ağlamaz benim güzel kızım-oğlum” gibi cümlelerle çocuklarının üzüntüsünü gidermeye çalışırlar.Her şeyden önce bilmeliyiz ki insan gülen ağlayan, sinirlenen, kızan, sevinen yani farklı duygulanımlar yaşayan bir varlıktır ve çocuklarımız da …

Devamını Oku »

Boşanma Fikri

Eşini etkileme gücünü içinde hissedemeyen kadın kendini büyük bir çaresizlik içinde hisseder. Sorun ortalığa atılan çoraplar, ortadan sıkılan diş macunu, bozulan ama zamanında tamir edilmeyen eşyalar, çakılmayan çiviler ya da dağınık çekmeceler değildir. Esas sorun son derece basit talepler karşısında görmezden gelinmek, önemsenmemek, hiçe sayılmaktır. Bu durum kadının benlik saygısının her geçen gün azalmasına ve sürekli söylenen birine dönüşmesine neden …

Devamını Oku »

ÇOK MU ÖFKELİSİNİZ?

Öfkeliyseniz hala umudunuz var demektir. İstediğiniz şeyleri karşınızdakinin size vereceğine, onu değiştirebileceğinize dair bir umut. Ama ben öfkeyle karşısındakini düzeltmeye çalışıp da bu amacına ulaşabilen birini hiç tanımadım. Öfke krizleri bir şeyleri değiştirmek bir yana sadece mevcut durumun korunmasına hizmet eder.Öfkeniz kendi içinizdeki ya da çevrenizdeki bir soru…na işaret ediyor olabilir. Karşılanmamış ihtiyaçlarınız ve beklentileriniz de büyük bir öfke kaynağıdır. …

Devamını Oku »

Yas

Uğurlu kaleminizi kaybetmek, cebinizden on lira düşürmek, sevgilinizden ayrılmak, başka bir şehre taşınmak, arkadaşınızla küsmek ya da çok sevdiğiniz birinin ölmesi. Eğer bir yaşantı sizde kayıp hissi oluşturuyorsa acı verir. Bu acı bazen bir dakika, bazen aylarca bazen de yıllarca sürebilir. Fakat ne yazık ki acı çeken insanların hasta olacağından korkarız ve onları teselli etmeye çalışırız. “Üzme bu kadar kendini, …

Devamını Oku »

GERÇEK ÖZGÜVEN NEDİR?

Eğitimli ve kariyer sahibi pek çok kadın aşk ilişkilerinde nasıl bir konum üstlenip sürdüreceklerine dair makul bir ölçü bulmakta zorlanıyor. Ya geç gelen mutluluğu korumak için benliğini silip atıyor ya da özgüvenli ve hayranlık duyulacak biri olduğunu ispat etmek için yeteneklerini, başarılarını karşısındaki erkeğin gözüne sokuyor. Bizi özgüvenli bir birey yapan kendi evimizi, arabamızı alıp tek başımıza bir hayat kurma …

Devamını Oku »

Seçim Yapma Özgürlüğü

Dışarıdan bakıldığında öyle görünse bile, evlilik hayatında tek bir suçlu yoktur. Sorun eşimde, sorun çocuklarda, sorun eşimin annesinde diye düşündüğümüzde sorunlarımızı çözme yolunu da tıkamış oluruz. Mutsuz giden bir ilişkide yapılabilecek en önemli şey, kendi kontrolümüzdeki konuları tespit etmek, gücümüzün neye yeteceğine karar vermek ve kontrol edemediğimiz şeylerin sorumluluğunu bırakmaktır.

Devamını Oku »

Evlilik Hayatında Tek Bir Suçlu Yoktur

Dışarıdan bakıldığında öyle görünse bile, evlilik hayatında tek bir suçlu yoktur. Sorun eşimde, sorun çocuklarda, sorun eşimin annesinde diye düşündüğümüzde sorunlarımızı çözme yolunu da tıkamış oluruz. Mutsuz giden bir ilişkide yapılabilecek en önemli şey, kendi kontrolümüzdeki konuları tespit etmek, gücümüzün neye yeteceğine karar vermek ve kontrol edemediğimiz şeylerin sorumluluğunu bırakmaktır.

Devamını Oku »

Kavgalarınız Büyük Laflar Ederken

Kavga ederken çok dikkatli olun. Arkasında duramayacağınız büyük laflar etmeyin. Sürekli söylenip sonuçta yine size yapılan haksızlıklara katlanıyorsanız bir süre sonra kendinize olan saygınızı kaybedip, kendinizden nefret eder hale gelebilirsiniz.

Devamını Oku »

Mululuğumun Kaynağı

Varoluşumuzu sadece bir ilişkiye bağlayıp, mutluluğumuzu da bu ilişkiden alacağımız onaya indirgediğimizde kendi ellerimizde kendimizi cehennem ateşine atmış oluruz. Tülay Kök Terapi Odası Konuları- www.tulaykok.com/kitap

Devamını Oku »