Kafayı Takmayın

Hayatta hiç bir şeyle kafayı fazla bozmayın. Kötü düşünceleri kastetmiyorum bu yazıda. Spor, sağlıklı beslenme, hayvan sevgisi, kitaplar, organik yumurta, kişisel gelişim, anne olmak, yükselmek, gibi olumlu anlamı olan şeylerin de abartılması en güzel konuyu bile sevimsiz hale getiriyor. Bunun yanında bir konuyu saplantı haline getirmenin dünyanın geri kalanına kör kalmak gibi bir yan etkisi var.
Yani bu yüzden hiç bir şeye fazlaca hırsla sarılmayın. “Başarılı olmak için odaklanmalısın, kafaya takmadan başarılı olamazsın” diyenler olacaktır. Onlara inanmayın, biraz rahat olun.
O çok başarılı gördüğünüz vitrinlik yaşamların arkasında ne çok ziyan olmuş zaman var! Başarı kaybolmuş zamanları telafi edemez aklınızdan çıkarmayın.
Tamam yoga yapın ama kafanızı bacaklarınızın arasından geçirip kendinizi üçe katlamak için uğraşmayın. Biraz esneyin, keyif alın, stresinizi atın yeter. 💜
Sağlıklı beslenin, glutensiz yaşayın falan tamam da arkadaşınızın doğum günü pastasından, komşunuzun ikram ettiği börekten bir dilim almaktan korkmayın.
Hayvanları çok sevin, sokak hayvanları için çalışın ama korktuğu için kediye dokunmayan birine de “yüreğinde merhamet yok bunun” diye kızmayın. Hayvanlardan korkan insanları kendinizden de hayvanlardan da soğutmayın. 💜
Chia tohumundan haberi olmayan, kefir mayalamayan ve beyaz ekmek yemeye devam eden insanlara yazık sana diyerek bakmayın. Kafayı bir şeye takıp dünyanın geri kalanı önemsizmiş gibi, ya da sizin için bu kadar önemli olan şeye ilgi duymayanlar gerizekalı ya da cahilmiş gibi yapmayın. Yapanlar var da onun için diyorum. Kafayı bir şeye takmak, uçlarda savrulmak iyi değildir. Önemli olan dengede kalmaktır. Dünyanın geri kalanından kopacak kadar bir şeye odaklanmak sağlıklı bir psikolojiye işaret değildir. Mutluluğun ve huzurun garantisi hiç değildir.