KADINLAR GÜNÜ ÜZERİNE

Çocuk gelinler meselesi, kadına şiddet, kadın cinayetleri gündemin en önemli konularını oluşturuyor.Aile ve sosyal politikalar bakanlığı bu konularda çalışmalarını sürdürüyor. Kızlarımız okusun, ellerinde altın bileziği olsun. Ama yine de olmuyor. Kadınlar ne şiddet görmekten ne öldürülmekten, ne terk edilmekten kurtulabiliyorlar. Eğitimli kadın da aldatılıyor, dövülüyor, öldürülüyor yine eğitimli eşleri, sevgilileri tarafından.Kadına yönelik şiddet uygulayan erkeklerin arasında dünyaca ünlü sporcuların, sanatçıların, iş adamlarının olduğu çok sayıda örnek de var hepimizin bildiği gibi.Aile ve sosyal politikalar bakanlığının görevi, kadınları erkeklerden korumak haline dönüştü. Oysa aile bakanlığının görevi, korunmaya muhtaç kadını korumaktan önce kadının o duruma hiç düşmemesini sağlamaktır.

Toplumdaki erkek yapısını göz ardı ederek kadına pompalanan bilgilerin, tavsiyelerin, öğretilerin, kadınların tutumlarında yarattığı değişiklikler nedeniyle erkeklerin kadınlara yaşattıkları ortada. Kadına haklar veriyorsunuz ama kadının o hakları kullanabileceği bir sistem ve toplumsal altyapı yok.

Bir anlamda kadının eline limitsiz kredi kartı veriyorsunuz ama dükkanlarda mal yok.

Altyapı sorununu çözmek için daha ne kadar kadın kurban verilecek?

Öncelikle kadına verilen hakların kadınlar tarafından özgürce kullanılabileceği toplumsal bir zemine ihtiyacımız var. Medyanın, entelektüellerin, devletin aile politikalarının birinci görevi kadınları, hakları konusunda sürekli bilinçlendirmekten önce, bilinçlenen kadının kendisine verilen hakları kullandığında şiddet görmeyeceği canından olmayacağı ortamı hazırlamaktır.