Haklıken Haksız Duruma Düşmüş isek;

Geçen günkü yazımla ilgili çok soru geldi sizden. Hakkımız yendiyse ve çok öfkelendiysek, haklıyken haksız duruma düşmemek için ne yapabiliriz? Bir takipçimiz evlenmek üzere olduğu nişanlısının kendisini aldattığını öğrenmiş ve nişanlısına kötü bir kelime söylemiş. Nişanlısı da sen benim gururumla oynadın diye cevap vermiş. Hadi bakalım! suçlu birken iki oldu. Suçu işleyen kişi kendisini suçuyla yüzleştiren ötekini de mindere çekiverdi. Gururla oynamak ve aldatmak suçları aynı minderde karşı karşıya, buyurun bakalım hangisi daha suçlu?
Peki ne yapmak lazım böyle bir karşı saldırıyla baş etmek, haklıyken haksız duruma düşmemek için, cevap veriyorum: “Gereğini yapın”. Nişanlınız sizi aldattı mı? Hemen ayrılın. Açıklama yapmayın. Sinirle yüzüne yaptıklarını haykırmayın. Yapmanız gereken ayrılmak biliyorsunuz. Bırakın.
Dost bildiğiniz biri size kazık mı attı? Kesin ilişkinizi, sokmayın evinize, ararsa açmayın. Ama çok yakın biri, ama aileden, ama şu ama bu hiç fark etmez. Kim size zarar veriyorsa ondan sessizce uzak kalacaksınız. Onun suçu hakkında onunla konuşmanıza, konuyu açmanıza gerek yok. “Sen ne kadar alçak bir adammışsın, sefil insan, hayatımı mahvettin, şerefsiz, kitapsız, hırsız ya da buraya yazamayacağım bir sürü kötü söz. Öyle anlar oluyor ki insanın hayatında, hepsini veya daha fazlasını bir insana söylemek istiyorsun.
Eeeee peki ya sonra ne oluyor? Geçip karşınıza ben ettim sen etme mi diyorlar yoksa benimle çok ağır konuştun, hayatımın sonuna kadar senin ettiğin bu lafları unutmam, hayatımda kimse benimle böyle konuşmadı, konuşamaz mı diyorlar? Çünkü bazı şeyler vardır ki mesela ihanet bunlardan biridir, bunu çözemezsiniz, konuşup halledilecek bir konu değildir bu. Ya kabul edersiniz, ya gidersiniz. Yani bazı kötülükler karşısında sadece gereğini yaparsınız ve ne yapacağınızı çok da iyi bilirsiniz.
Ama biz gereğini yapacak gücü içimizde bulamadığımız zaman bağırıp çağırmaya başlıyoruz. Aslında bu bir imdat çağrısı. Karşı taraf gelsin, özür dilesin, hata yaptığını itiraf etsin en azında “haklısın” desin. Ama bu bir hayal tabi ki.
Aslında biz ne istiyoruz biliyor musunuz? Suç işleyenler suçlarını kabul etsinler istiyoruz. Ben suçluyum, hatalıyım, sana haksızlık ettim demelerini istiyoruz. İşte bu istek de bizim egomuzdan kaynaklanıyor. Gereğini yapamamanın acısından kaynaklanıyor ve bizler gereğini yapacak güce ulaşana kadar da yani kendimizi bize zarar veren insanlardan korumayı öğrenene kadar bu tür olayları yaşamaya devam edeceğiz.
Dilerim sorularınıza cevap olmuştur. Sevgiyle kalın, kendinize iyi bakın.